Ana Sayfaya Dön
İslam'ın Şartlarıyla İlgili Sorular
İslam'ın Şartlarıyla İlgili Sorular
İslam'la İlgili Genel Sorular
İslam'la İlgili Genel Sorular
İslam'la İlgili Genel Bir Klasör-Sureler, Dulalar vb.
İslam'la İlgili Genel Bir Klasör-Sureler, Dulalar vb.
Dini Günler Ve Aylar
Dini Günler Ve Aylar
Hayat Hikayeleri, Hikayeler, Güzel Sözler
Hayat Hikayeleri, Hikayeler, Güzel Sözler
Sorularlaİslam yeni yapılanma sürecinde eksiklik ve hataları lütfen bildirin. Bu blogdaki her yazı kaynak gösterilmeksizin alınabilir, kullanılabilir, dağıtılabilir. Sorularımızın kaynağı genellikle www.islamdini.com ve www.huzurpinari.com adresleridir.

• 17/5/2006 - Sual: İntihar eden eceli ile ölmez diyorlar. Doğru mu?



Sual: İntihar eden eceli ile ölmez diyorlar. Doğru mu?

CEVAP
Yanlıştır. Şeyhülislam Ahmed bin Süleyman bin Kemal paşa buyuruyor ki:

(Ra'd suresindeki, (Allahü teâlâ, dilediğini siler. Dilediğini değiştirmez. Ümm-ül-kitab, Ondadır) mealindeki ayette, levh-i mahfuz bildirilmektedir. Ümm-i kitab, ezelî olan kelam-ı İlahinin ismidir. Melekler, bunu anlayamaz. Zamanlı değildir. Allahü teâlâdan başka, kimse bilmez. Hiç yok olmaz. Levh-i mahfuzda değişiklik olur. İnsanın, işine göre, ömrü ve rızkı değişir. İyiler kötü, kötüler iyi olarak değiştirilebilir. Böylece biri ölümüne yakın, iyi işler yapıp, son nefeste iman ile gider. Bir başkası kötü amel işler, imansız gider. Bunun için, Resulullah her zaman, (Allahümme, ya mukallibelkulub, sebbit kalbi, ala dinik) duâsını okurdu. Hadis-i kudside, (İnsanların kalbi Rahmanın kudretindedir. Kalbleri, dilediği gibi çevirir) buyurulmuştur. Yani, Celal ve Cemal sıfatları ile, kötüye ve iyiye çevirir. Levh-i mahfuza, kıyamete kadar gelecek insanların iyileri, said olarak, kötüleri de, şaki olarak yazıldı.

Kader değişmez. Kaza, kadere uygun olarak meydana gelir. Kaza, her gün çok değişip, sonunda kadere uygun olunca, yaratılır. Kaza-i muallak şeklinde yaratılacağı yazılmış olan bir şey, kulun iyi ameli ile değişip yaratılmaz. İmam-ı Gazali hazretleri, (Kaza-i muallak, Levh-i mahfuzda yazılıdır. Eğer o kimse, iyi amel yapıp, duâsı kabul olursa, o kaza değişir) buyurdu.

Hadis-i şerifte, (Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan duâ, o belâ gelirken korur) buyuruldu. Duânın belâyı önlemesi de, kaza ve kaderdendir. Kalkan, oka siper olduğu gibi duâ da, Allahü teâlânın merhametinin gelmesine sebeptir. Bir hadis-i şerifte, (Kaza-i mu'allakı, hiçbir şey değiştiremez. Yalnız duâ değiştirir ve ömrü, yalnız, ihsan, iyilik arttırır) buyuruldu.

Allahü teâlânın takdirinin, yani kaderin, Levh-i mahfuzda yazılması kazadır. Bir kimseye takdir edilen belâ, kaza-i mu'allak ise, yani, o kimsenin duâ etmesi de, takdir edilmiş ise, duâ eder, kabul olunca, belâyı önler. (Ecel-i kaza)’yı da, iyilik etmek geciktirir. Fakat, (Ecel-i müsemma) değişmez. Ecel-i kazaya bir misal verelim: Bir kimse, eğer iyi iş yapar, yahut sadaka verir, hac ederse ömrü 60 yıl, bunları yapmazsa 40 yıl takdir edilmişse, vakit tamam olunca, eceli bir an gecikmez. Birinin 3 gün ömrü kalmış iken akrabasını, Allah rızası için ziyaret etmesi ile, ömrü 30 yıla uzar. 30 yıl ömrü olan da, akrabasını terkettiği için, ömrü 3 güne iner.

Takdir, ezelde Levh-i mahfuzda yazılmıştır. Yani, Levh-i mahfuzda olacak değişiklikler ve ömürlerin artması ve kısalması da, ezelde yazılmıştır ki, buna kaza-i muallak denir.( Lübab-üt-te'vil)

Allahü teâlânın kaderi [ezeldeki ilmi] nasıl ise, Levh-i mahfuzdaki değişiklikler, ona uygun olur.

Hz. Ömer yaralanınca, Ka'bül-ahbar, “Ömer daha yaşamak isteseydi, duâ ederdi. Çünkü onun duâsı elbette kabul olur” buyurdu. İşitenler şaşırıp, “ (Ecel, bir an gecikmez ve vaktinden önce gelmez) mealindeki âyet-i kerimeye ne dersin” denilince, buyurdu ki: “Evet, ecel hazır olunca, gecikmez. Fakat, ecel hasıl olmadan önce, sadaka ile, duâ ile, iyi amel ile, ömür uzar. Fatır suresinde, (Herkesin ömrü ve ömürlerin kısalması yazılıdır) buyuruluyor.”) [Levh-il-mahfuz ve Ümm-ül-kitab]

Emali'deki, (Öldürülen kişinin eceli, o anda, ömrü ortadan kesilmiş değildir) ifadesini Ahmed Asım efendi, burayı (Öldürülen kimsenin [ve intihar edenin] o anda eceli gelmiştir. Ömrü ortadan kesilmemiştir. Herkesin eceli bir tanedir.) şeklinde açıklamaktadır. Öldürülen kimse, eceli geldiği için ölür. Fakat, bunu öldüren de, cezasını görür. İntihar eden de eceli geldiği için ölür. Herkes, eceli gelince ölür. A'raf suresi 34. ayetinde mealen, (Ecelleri gelince, onu azıcık ileri-geri alamazlar) buyuruldu. Kişi doğmadan önce, ne kadar yaşayacağı takdir edilmiştir. Kişi, nerede ölür, tevbe ile mi ve tövbesiz mi, hangi hastalıktan, iman ile mi, imansız mı gider, hepsi levh-i mahfuza yazılmıştır. (Miftahülcenne)


Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 9/10/2007 - kader

Yazan: gülcan
kader konusundan şu dersi anlayabilirmiyim.aslında bizler cüzzi irademizle seçme hakkına sahip olduğumuzdan,Rabbimiz bizim seçeceğimiz yolu önceden bildiği için,ona göre mi kaderimizi yazmış.biraz daha açarsam,şu sonucu çıkartıyorum.kaderimizi irademizle Rabbimiz'e biz yazdırmışız.yoksa aksi olsa,günah işleyen bir kul,kaderimde yazılı bende işledim diye kendisine pay çıkarır,haşa Rabbimiz'i suçlardı.yani bizler aslında kaderde yazıldığı için değilde,Rabbimiz bizim irademize göre kaderimizi çizdiği için hayatımızda olanları yaşıyoruz.ama burada şunu mutlaka açıklama da fayda görüyorum.hayatımızda ki bütün iyilikler Allah'tan,kötülükler de nefsimizdendir.
Kandiliniz mübarek olsun.dualarımla.
Bağlantı

Şu anda bu sayfada bulunuyorsunuz:128 Kayıtlı yazı sayımız:395
Bu blogu 10 Nisan 2007 tarihinden beri
Free Web Counter
kişi ziyaret etmiştir.
TEBRİK
cevap
namaz
s.a
şeytan ve vesvese
Designed by: Elegant Web Templates