Ana Sayfaya Dön
İslam'ın Şartlarıyla İlgili Sorular
İslam'ın Şartlarıyla İlgili Sorular
İslam'la İlgili Genel Sorular
İslam'la İlgili Genel Sorular
İslam'la İlgili Genel Bir Klasör-Sureler, Dulalar vb.
İslam'la İlgili Genel Bir Klasör-Sureler, Dulalar vb.
Dini Günler Ve Aylar
Dini Günler Ve Aylar
Hayat Hikayeleri, Hikayeler, Güzel Sözler
Hayat Hikayeleri, Hikayeler, Güzel Sözler
Sorularlaİslam yeni yapılanma sürecinde eksiklik ve hataları lütfen bildirin. Bu blogdaki her yazı kaynak gösterilmeksizin alınabilir, kullanılabilir, dağıtılabilir. Sorularımızın kaynağı genellikle www.islamdini.com ve www.huzurpinari.com adresleridir.

• 29/4/2006 - Camilerde yapılan yanlışlıklar



Camilerde yapılan yanlışlıklar

 

 

Sual: Camilerde genellikle yapılan hatalar nelerdir?

CEVAP

Abdest alırken ayaklar üç kere yıkanmıyor, üç kere hilallenmiyor, kaplama mesh sünneti yapılmıyor. Gerek ayakları üç defa yıkama sünnetine ve gerekse kaplama mesh sünnetine riayet etmelidir. Hadis-i şerifte (Unutulmuş, terkedilmiş bir sünnetimi ortaya çıkarana, yüz şehit sevabı vardır) buyruldu. (Hakim)

Abdest alıp ıslak ayakla camiye girilmemeli. Çıplak ayakla, kolları kısa ve başı açık namaz kılmak mekruhtur.

Kameti yürüyerek yapanlar, kamet getirirken ellerini bağlayanlar oluyor. Böyle yapmak mekruhtur.

 

Evinde ezan okurken de elleri kulaklara koymalı, ezan okurken göğsünü kıbleden çevirmemelidir.

Camilerde kimisi ayakları çok açıyor, kimisi de hiç açmıyor. Hanefi’de ayakların dört parmak kadar açılması sünnettir. Şafii’de bir karış kadar açılır.

 

Tekbir alırken avuç içleri yüze karşı tutanlar oluyor ve parmaklarını bitiştirenler çıkıyor. Tekbir alırken avuç içleri kıbleye karşı getirmek ve parmakları kendi haliyle açık bırakmak gerekir.

 

Kavme ve celselerde [yani rükûdan kıyama kalkınca ve iki secde arasında] sübhanallah diyecek kadar durmak vaciptir. Daha fazla durmak da uygun değildir.

 

Secdeden kıyama kalktıktan sonra ayaklarını dört parmak kadar açanlar oluyor. Secdeden kalkmadan önce açmak gerekir.

 

Tehiyatta otururken dizler tutulmaz, parmaklar diz hizasında olur.

Tehiyatta parmaklar kendi halinde açık kalır.

 

Hanefi’de tehiyatta iken parmak kaldırmak sünnet, mekruh, haram diyen âlimler vardır. Parmak kaldırılmamalı. Şafii’de parmak kaldırmak sünnettir.

 

İki kişi cemaatle namaz kılarken biri yarım metre kadar geride duruyor. Aynı hizada durmak gerekir. Sadece imamdan öne geçme ihtimaline karşı, imamdan bir topuk kadar geri durmak iyi olur.

 

Sünnetle farz veya farz ile sünnet arasında konuşanlar çok oluyor. (Kamet getir, pencereyi kapa, saftaki, boşluğu doldur, buyurun siz geçin) gibi sözler söyleniyor. Hatta bir yerden gelmiş arkadaşına hoş geldin diyorlar. Camide sünneti kılıp, farzı beklerken, dışarıdan gelenin selamını almak, sünnet ile farz arasında bir şey okumak, konuşmak ve dua okumak, zikir çekmek sünnetin sevabını yok eder. Bazı âlimlere göre sünneti yeniden kılmak gerekir. Vakit az ise, tefekkür veya kalben zikretmeli, vakit fazla ise, kaza borcu var ise, kaza namazı kılmalıdır.

 

Secdede parmakları kapalı tutmalı, dirsekleri yere koymamalı, iki yana da çıkarıp sağ ve solundakileri rahatsız etmemelidir. İmam selam verince cemaat hemen ayağa kalkıyor. Kalkmadan önce, otururken Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârekte yâ zelcelâli velikrâm demeli. Öğle, aksam ve yatsıda, sünnetler kılınıp namaz bitince, ikindi ve sabah namazının farzını kılınca, Allahümme entesselam... dedikten sonra, üç kere istiğfar söylenmiyor. Bazıları da Allahümme entesselamdan önce söylüyorlar. Bu da yanlıştır.

 

Küçük mescitlerde, namaz kılanlar varken, yüksek sesle Kur’an okuyanlar oluyor. Onların şaşırmasına sebep olmamalı. İmam Kur’an okurken namaz kılmak, hele sünnet veya nafile kılmak çok yanlıştır. Ömür boyu kılınacak sünnet ve nafileler, Kur’an-i kerimi dinleme farzının sevabına erişemez.

Camide kıbleye ayak uzatanlar, biçimsiz şekilde oturup tespih çekenler oluyor. Özürsüz böyle yapmak uygun değildir. İmam namaza başlayacağı zaman sünnete başlamamalı. Başlanmışsa, iki rekât kılıp selam vererek imama uymalıdır.

 

 

Birçok camilerin giriş yerlerine sandalyeler konmuş. Sandalyede namaz kılanlar oluyor. Sebebini sorunca da, dini bir gerekçe gösteremeyip, (Dinimizde kolaylık olduğu, güçlük olmadığı için sandalyede namaz kılıyoruz) diyorlar. Doğru mu?

CEVAP

Doğru değildir. Dinde güçlük yok demek, (Size güç gelen ibadetleri yapmayın veya bu ibadetleri istediğiniz gibi değiştirin) demek değildir. Dinimizin izin verdiği ruhsatlardan istifade edin demektir.

Ayağını yıkamak zor gelen kimse, çıplak ayağına veya naylon çoraba mesh edemez. Ojenin üstünü veya kaplanmış dişini mesh edemez. Fıkıh kitapları, hastanın nasıl namaz kılacağını en ince teferruatına kadar bildirmiştir. Gerek Peygamber efendimiz ve gerekse ulema, sandalyede namaz kılmaya izin vermemiştir. Kendi kafasına göre, dini değiştirenler büyük vebal altındadır.


Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Şu anda bu sayfada bulunuyorsunuz:141 Kayıtlı yazı sayımız:395
Bu blogu 10 Nisan 2007 tarihinden beri
Free Web Counter
kişi ziyaret etmiştir.
TEBRİK
cevap
namaz
s.a
şeytan ve vesvese
Designed by: Elegant Web Templates