|
Kul, Allah’tan nasıl razı olur?
Müslüman’ın itikadı şöyledir ki, her hayır ve ser Allah’tandır. Her işi yaptıran Allahü teâlâdır. Bu is Allah’tan geldiğine göre, bir Müslüman olarak bu işe rıza göstermek gerekir. Çünkü Müminin basına gelen her iş, müminin hayrınadır. Onun için vaki olanda hayır vardır buyrulmuştur. Vaki olan bir isle karsı karsıya olan, ne kadar zor olursa olsun buna rıza göstermesi gerekir.
Kavmi, Musa aleyhisselama, (Allahü teâlâdan öğren, neden razı ise, onu yapalım) dedi. Vahiy geldi. Allahü teâlâ söyle buyurdu.
(Kaza ve kaderime rıza gösterirseniz, sizden razı olurum. Benim rızam, sizin rızanıza bağlıdır. Benden razı olursanız, sizden razı olurum)
Bir hadis-i şerifte buyruldu ki:
(Allahü teâlâ buyuruyor ki, ben kaza ve kaderime razı olandan razı olurum. Razı olmayandan razı olmam ve ona gazap ederim)
Yine Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(Kaza ve kaderime razı olmayan, beğenmeyen ve gönderdiğim belalara sabretmeyen, benden başka Rab arasın! Yeryüzünde kulum olarak bulunmasın!) [Taberani]
Allahü teâlâ, benim yaptığım ise razı olmayan kendine başka Rab arasın buyuruyor. Başka Rab olmadığına göre, yapılacak iş, Allahü teâlânın her isine razı olmaktır. Onun gönderdiği belalara sabretmek şarttır. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Allahü teâlâ buyurdu ki: "Bedenine, evladına veya malına bir musibet gelen, sabr-i cemille karsılarsa, [yani güzel sabrederse] kıyamette ona hesap sormaya hayâ ederim.) [Hakim]
Güzel sabır, gelen belaya razı olup, herkese açıklamamak ve şikayette bulunmamak demektir. Güzel sabreden, dünya ve Ahirette kurtuluşa kavuşur. Hadis-i şerifte buyruluyor ki:
(Derdini açıklayan sabretmiş olmaz.) [I.Maverdi]
Allahü teâlâ, (Benden razı olandan razı olurum) buyuruyor. Allahü teâlânın kaza ve kaderine razı isek, Onun da bizden razı olduğu anlaşılır. Allahü teâlâdan gelenlerden razı değilsek, şikâyetçi isek, Ona asi isek, O da bizden razı değildir.
Bir âbid zata, gece rüyasında, (Senin Cennetteki komsun su çobandır) denir. Âbid merak eder, çobanı bulur. Çobanın evinde üç gün misafir kalır. Âbid, gece ibadet ederken çoban uyur. Âbid, çobana der ki: - Senin ibadetin bu kadar mı? — Evet, bu kadar. — İyi düşün, başka hasletin yok mu? - Benim ibadetlerim bu kadardır. Fakat benim küçük bir özelliğim var. Darlıkta, sıkıntıda olsam hâlimden razı olur hiç kimseye şikayette bulunmam, hatta bu hâlimden kurtulmayı da istemem. Hasta olsam, yine hâlimden memnun olurum. Âbid, elini basına koyarak der ki: - Buna mı küçük özellik diyorsun? Her babayiğit bu haslete sahip olmaz.
Bir âbidin de, (Ya Rabbi, benden razı ol) diye dua ettiğini duyan Rabia-i Adviyye hazretleri, (Kendisi Allah’tan razı olmadığı halde, Allah’ın kendisinden razı olmasını nasıl ister) buyurdu. (Kul, Allah’tan nasıl razı olur?) diye sordular. (Allah’tan gelen nimet ve belayı ayni gördüğü vakit) buyurdu. Bela gelince de, nimetteki gibi hâli değişmemişse, Rabbinden razı sayılır.
|