|
Sözler
* Allahü teâlâ sûretlerinize ve amellerinize bakmaz, kalplerinize ve niyetlerinize bakar, yâni iyi niyetle olan amellerinize kıymet verir. (Hadîs-i şerîf-Câmi-us-Sagîr)
* Amellerin en kıymetlisi, mü'minin kalbine sürûr (sevinç) vermektir (mü'mini sevindirmektir). (Muhammed bin Sûka)
* Amellerin kabûl olması ihlâsa, yâni bütün isleri yalnız Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşmak için yapmağa bağlıdır. (İmâm-i Rabbânî)
* Her şeyin kaynağı vardır. Takvânın (Allahü teâlâdan korkarak haramlardan, günâhlardan sakınmanın) kaynağı âriflerin kalpleridir. (Hadîs-i şerîf-Künûz-ül-Hakâik)
* Ârif olan kimsenin alâmeti; susması, tefekkürü (Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünmesi), gördüklerinden ibret (ders) alması ve Allahü teâlânın râzı olduğu (beğendiği) şeyleri istemesidir. (Süleymân bin Cezâ))
* Ârif kendini herkesten aşağı bilir. (İmâm-i Rabbânî)
* Allahü teâlâ bir kimseyi azîz etmek isterse, ona günah isletmez, küçük günahlarını saymaz, affeder. Onu Cennet'ine kor. Cemâl-i ilâhîsini görmesini nasip eder. (Abdülhakîm Arvâsî)
* İyi amel isleyen, Allahü teâlâya itâat eden kullar Azrâil aleyhisselâmı en güzel bir şekilde görürler. Onun güzel yüzüne bakmaktan başka râhatlık bilmezler. (İmâm-i Gazâlî).
* Bir kimse Cumâ namazından sonra yüz kere el-Basîr ism-i şerîfini söylerse, Allahü teâlâ onun kalp gözünü açar. (Yûsuf Nebhânî)
* Mü'mine; dert, belâ, üzüntü, hastalık, eziyet gibi sıkıntı verici şeylerden biri gelirse, Allahü teâlâ bunu günâhlarına kefâret (bedel) eyler. (Hadîs-i şerîf-Müslim)
* Halkı dara düşürmek, sıkıştırmak ve incitmek haramdır. (İmâm-i Rabbânî)
* Havf ve recâ, kul itâat hâlini bırakıp benlik sevdâsına düşmesin diye nefsi bağlayan iki yulardır. (Ebû Bekr Vâsitî)
* Ya hayır söyle, ya sükût et (sus). (Hadîs-i şerîf-Edeb-ül-Müfred)
* Kalp de dâimâ havf bulunmalıdır. Havf azalır da recâ çoğalırsa, kalp bozulur. Çünkü havf, kalpteki arzûları yakar, dünyâ sevgisini çıkarır. (Ebû Süleymân Dârânî)
* Halk ile konuşmalar yumuşak ve tatlı olmalıdır. Hiç kimseye sertlik göstermemelidir. Halka hizmet, zikir (Allahü teâlâyı anmak ile meşgul olmak)den efdâldir (daha fazîletlidir, daha sevaptır). (İmâm-i Rabbânî)
|