|
Sadece bir selam
Resulullah efendimiz söyle buyurdu: "Sadece bir selam ile de olsa, sıla-i rahim yapınız. Akrabanızı, yakınlarınızı ziyaret ediniz."
Allahü teâlâ, Müslüman olan ve salih olan akrabayı ziyareti emretmektedir. Hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemelidir. Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla gönlünü almalıdır. Akrabası gelmezse, cevap vermezse de, giderek veya hediye, selam göndererek, yahut mektup ile yoklamaktan vazgeçmemelidir.
Allahü teâlâ buyurdu ki:
- Ey insanoğlu, malın ile akraba ve yakınlarını ziyaret et! Eğer malında cimrilik yaparak onlara bir şey götürmezsen, yahut onlara verecek kadar bir şeyin olmazsa, o takdirde hiç değilse ayaklarınla yürüyerek onlara ziyarette bulun.
Su üç şey
Resulullah efendimiz söyle buyurdu:
- Sadece bir selam ile de olsa, sıla-i rahim yapınız. Akrabanızı, yakınlarınızı ziyaret ediniz.
Üç şeyde, Müslüman da, Müslüman olmayan da birdir:
1- Birisine bir taahhütte bulunduysan, söz vermiş isen, bu taahhüdüne sadik kal, onu yerine getir!
2- Seninle arasında akrabalık bulunan kişilere ziyarette bulun! Onlarla yakinlik bağlarını koparma!
3- Sana güvenip emanet edene hıyanet etme! Emaneti yerine getir!
Osman bin Maz’un anlatır:
"Resulullah, peygamberliği bildirilmeden önce, benim arkadaşım ve dostum idi. Önceleri ben, kendisinden utandığım için, Müslüman olmuştum. Çünkü beni devamlı Allah’a ve Müslüman olmaya davet ediyordu.
Onun bu ısrarlı davetleri karşısında İslâm’ı kabul etmiştim. Fakat Müslümanlık kalbime iyice yerleşmiş değildi. Bir gün yanında oturmaktaydım. Konuşuyorduk. Bir ara öteye döndü. Sanki yanında birisiyle konuşuyordu. Sonra tekrar bana dönerek, "Vahiy meleği Cebrail aleyhisselam geldi" dedi ve su ayeti okudu:
- Şüphesiz ki Allah; adaleti, iyiliği, özellikle akrabaya muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emreder. Kötü şeylerden, haramdan, zulümden meneder.
İste bu anda ben çok sevindim. Müslümanlık iyice kalbime yerleşti. Hemen Allah Resulünün yanından kalkarak doğruca amcası Ebu Talib’e gittim:
- Biraz önce kardeşinin oğlunun yanındaydım. O sırada kendisine, "Su ayet nazil oldu" dedim.
Bunun üzerine Ebu Talib şunları söyledi:
- Ona tâbi olun! Kurtuluşa erersiniz, doğru yolu bulursunuz. Allaha yeminle söylerim ki, kardeşimin oğlu güzel ahlâka davet ediyor. Kendisi sizi sadece hayra, iyi ahlâklı olmaya davet eder. Asla kötülüğe ve şerre davet etmez...
Amcası Ebu Talib’in bu sözleri Allah Resulünün kulağına gidince, iyice ümitlendi. Onun, Müslümanlığı kabul etmesini çok arzuladı. Hemen kalktı, doğruca amcasına gelerek kendisini İslâm’a davet etti. Allah Resulünün, amcasının Müslüman olması için ısrarla gayret sarf ettiği bir sırada su ayet nazil oldu:
- Ey Habibim, muhakkak sen, her sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin. Fakat Allah, kimi dilerse ona hidayet verir ve O, hidayete erecekleri daha iyi bilir.
Dine zarar gelecekse...
Sıla-i rahim Arş’ta asilidir. Gece gündüz oradan söyle seslenir:
- Ya Rabbi, senin rızan için sıla-i rahim yapanları kendine yakin et. Sıla-i rahimi terk edenleri kendinden uzaklaştır.
Hasan-i Basrî hazretleri anlatır:
- İnsanlar, ilmi öğrenip fakat amel etmedikleri; birbirlerini sadece lafta sevip, fakat içlerinden düşmanlık besledikleri ve sıla-i rahimi terk ettikleri zaman, Allahın laneti onların üzerine olur. Allah, onların kulaklarını sağır, gözlerini kör eder.
Bütün bu sevaplar, faydalar, dine uygun yasayışı olan akraba ziyareti için geçerlidir. Ziyarette, kişinin dinine, ahlâkına bir zarar gelecekse, uzaktan ilgilenip sik görüşmemelidir.
(Mehmet Oruç) |