Güzel huylu olmak
Sert olana karsı yumuşak davrananı ve zulüm yapanı affedeni ve kendisini mahrûm bırakana ihsân yapanı ve kendisini aramayanı ziyâret edeni, Allahü teâlâ yüksek derecelere kavuşturacaktır.
Evliyânın büyüklerinden Muhammed Ma’sûm Faruki hazretleri bir nasîhatinde buyuruyor ki:
Resûlullah efendimize, çok kimsenin Cennete girmesine sebep olan şey nedir, diye sorduklarında, (Takvâ, ya’nî harâmlardan sakınmak ve güzel huylu olmaktır) buyurdu.
Bir hadîs-i kudsîde, (Bütün dinler içinde, bu dîni seçtim. Bu din, cömertlik ile ve güzel huy ile tamam olur. Bu dîni, her gün, bu ikisi ile tamamlayınız!) buyuruldu.
Cenâb-i Hakkin en çok sevdiği ibâdet
Bir kimse, Resulullahın karsısına gelip, Allahü teâlânın çok sevdiği amel nedir deyince, (Güzel huylu olmaktır) buyurdu. Sağ tarafından gelip, tekrar sorunca, (Güzel huylu olmaktır) buyurdu. Sol tarafından gelip sorunca, yine (Güzel huylu olmaktır) buyurdu. Sonra, dolaşıp arkadan sorunca, Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem", mübârek yüzünü buna çevirerek, (Niçin anlamıyorsun? Güzel huy, elden geldiği kadar kızmamak demektir) buyurdu.
İnsanlara faydalı olmak, güzel huylu olmak ile ilgili diğer hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Mü’minlerden îmânı kâmil [tamam] olanı, huyu güzel ve zevcesine karsı yumuşak olandır.)
(Bir kul, güzel ahlâki sebebi ile âhirette yüksek derecelere kavuşur ve ibâdetlerine kat kat fazla sevaba verilir. Kötü huy, insani Cehennemin derin tabakalarına sürükler.)
(İbâdetlerin en kolayı ve en hafîfi, az konuşmak ve güzel huylu olmaktır.)
(Haklı olduğu hâlde dahî, münâkasa etmeyen kimseye, Cennetin kenarında bir köşk verilecektir. Latîfe [saka] olarak dahî, yalan söylemeyene, Cennetin ortasında bir köşk verilecektir. Güzel huylu olana, Cennetin en yüksek yerinde bir köşk verilecektir.)
(Güzel huy, ilik suyun buzu erittiği gibi, günâhları eritir. Kötü huy, sirkenin balı bozduğu gibi, ibâdetleri bozar.)
(Allahü teâlâ refîktir. Her isinde yumuşak huylu olanı sever.)
(Allahü teâlâ yumuşak huyu sever, böyle kimseye hep yardim eder. Aksine, sert kimseye yardim etmez.)
(Cehenneme girmeyecek olan, Cehennem ateşinin yakmayacağı kimse, yumuşak huylu olan ve herkese kolaylık gösterendir.)
(Allahü teâlâ, acele etmeyeni sever. Acele şeytândandır. Allahü teâlâ, hilmi, ya’nî yumuşak huyu sever.)
(Hilm sâhibi kimse, gündüzleri oruç tutan, geceleri namaz kılan kimsenin derecesine kavuşacaktır.)
(Gadab [kızgınlık] zamanında, yumuşak davrananı Allahü teâlâ çok sever.)
(Sert olana karşı yumuşak davrananı ve zulüm yapanı affedeni ve kendisini mahrûm bırakana ihsân yapanı ve kendisini aramayanı ziyâret edeni, Allahü teâlâ yüksek derecelere kavuşturacak ve Cennette köşkler ihsân edecektir)
(Kahraman, güreşte, yarışta kazanan değildir. Gadab zamanında, nefsine hâkim olandır.)
(Güler yüzle selâm verene sadaka sevâbı verilir.)
Güler yüzlü olmak sadakadır
(Din kardeşini güler yüzle karşılamak ve emr-i ma’rûf yapmak ve nehy-i anil-münker yapmak ve din bilgileri unutulduğu, dalâletin [dinsizliğin] yayıldığı zamanda, bir kimseyi dalâletten kurtarmak ve yollardan, meydanlardan tas, diken, kemik ve çöpleri kaldırmak ve susuz kalanın su kabini doldurmak, hep sadakadır.)
(Cennette, dışardan içerisi ve içerden dışarısı görülen köşkler vardir. Bunlar, tatlı sözlü olanlara ve açları doyuranlara ve herkes uykuda iken namaz kılanlara verilecektir.)
Allahü teâlâ, hepimize bu hadîs-i şerîflere uymak nasîb eylesin.
Hâli, hareketleri bunlara uyan kimse, Allahü teâlâya, çok şükür eylesin. Hâli uymayan da, bu hadîs-i şerîflere uymak için, Allahü teâlâya yalvarsın! Hâli uygun olmayanın kusûrunu anlaması da, büyük bir nimettir. Kusûrlu olduğunu anlamayan, bunun için üzülmeyen kimsenin dîni, îmânı zayıf olduğu anlaşılır.
(Mehmet Oruç)