Edep
"Âriflerin edebi; kalb temizliği, sırların kontrolü, vaktin muhâfazası, hatıra gelen şeylere iltifât edilmemesi, talep, huzûr ve kurb ânında edebe riâyet edilmesidir."
"Sâdik talebelerin, su üç edebe uymaları mecbûriyeti vardir:
Hocasına makbûl sayılacak ne hizmet yapsa, bundan dolayı aslâ gurûra düşmemeli, nefse pay çıkarmamalıdır. Kendisinden makbûl olmayan bir iş zuhûr etse, ümitsizliğe düşmemeli, ayrılmayı aslâ aklına getirmemelidir. Hocasının verdiği emri muhâkeme ve münâkasa etmeden yerine getirmek için canla basla gayret göstermelidir."
Açık ve gizli iken Allahü teâlâdan korkup, içini ve dişini edeplendiren kimse, Hak teâlânın rızâsını kazanmış olur. Evliyâ ve seçilmişler zümresine katilmiş olur.
"Tevâzû; hakka uymakta sıkıntılara, acılara sabretmek, dinde bildirilen edeplerle edeplenmek ve başkalarının fazîletini üstün tutup, kendi fazîletini büyük görmemektir."
"Müşfik ve şefkatli rehber yâni Mürşid talebesini alçak dünyâ için kızıp azarlamaz. Onların azarlamaları dünyâ için değildir. Zîrâ dünyânın onların yanında sivrisinek kanadı kadar kıymeti yoktur. Onlar talebede gördükleri bozuk ve uygun olmayan hallere kızarlar. Kısaca kızmaları, dînin emirlerine uymakta ve tasavvuf yolundaki edeplerde olan kusurları sebebiyledir."
Fıkıh ilmini öğrenin, onunla amel edin. İslâm dîni edeplerden ibârettir. Edeplere uymak lâzımdır.
"Bu yola girenin, her şeyden önce bu yolun edebini öğrenmesi lâzımdır. Hiçbir edepsiz vâsıl-i ilallah olamamış, Allahü teâlâya kavuşamamıştır."
Büyüklerin huzûrundaki edepsizlik ve dostların arasında onları aşağı görmek ne büyük cehâlettir.
"Hocasının huzûrunda sağa sola bakan, kalben hazır bulunmayan edepsizlik etmiş olur.”
"Edepten mahrum bırakılan bir kimse, bütün hayırlardan mahrum bırakılmış olur."
"İnsanoğlunun edepten nasîbi yoksa, insan değildir. İnsan ile hayvan arasını ayıran edeptir."
"Her şeyin bir yardımcısı vardir, dînin hizmetkârı da edeptir."
"Sükût, Allahü teâlânın huzûrunda olma edeplerinden bir edeptir."
Âlimlere karşı hürmetli olmalı onların huzûrunda edebi muhafaza etmeli ve az konuşmalıdır. Onların hizmetiyle şereflenmeyi büyük kazanç bilmelidir.
"Resûlullah efendimizin sünnetini terk edeni ve O'ndan gelen edebleri gözetmekte gevşeklik göstereni ârif zannetme!"
"Bir kimse, evliyâlık yolunun bidâyetinde (başlangıcında) bu yolda bulunanların edebleri ile edeplenmezse, onun bu yolda nihâyete varması nasıl düşünülebilir."
Bu din, edeb dînidir. Tevâdu' dînidir.
İslâm dîni, edeb ve güzel ahlâk dînidir.
Edeb, kişinin nefsini tanımasıdır.
Edeb ve sevgi, Kalbleri birleştirir. O zâtin kalbinden, kendi kalbine feyz, bereket akmasına sebep olur.
Allah yolunda edeb lâzımdır edeb!
ölünceye dek, taleb gerekdir taleb
[Şerefül insan bil ilmi vel-edeb, lâ bil mâl-i vel haseb.] Ya'nî insanin şerefi, kıymeti, ilmi ve edebi ile ölçülür. Mali ve baba ve dedeleri ile değil!
Lokman hakîme, (Edebi kimden öğrendin) dediklerinde, (Edensizden!) dedi. Her kimin edebi varsa, sünnete yol bulur, ihlâsı varsa Allahü teâlâ hazretlerine varmağa yol bulmuş olur.
Bir kimse âdâbı gözetmezse, ya'nî edebi olmazsa, sünnete yol bulamaz. Sünneti tutmayan kimse, farza yol bulamaz. Farzı tutmayan da, ihlâsa yol bulamaz.
Bu Velîyi tanıyan, inanan ve seven kimse, bunun karsısında edeble oturur veyâ uzarda, onu edeb ile, sevgi ile düşünürse, bu kimsenin de kalbi, nûr, feyz almağa, temizlenmeğe, olgunlaşmağa baslar. Allahü teâlâ, bedenimizi, maddemizi, yetindirmek için güneş enerjisini sebep kıldığı gibi, rûhlarımızı, kalplerimizi olgunlaştırmak, insanlıkta yükseltmek için de, Muhammed aleyhisselâmın kalbini, oradan fışkıran nûrları sebep kılmıştır. İnsanı besleyen, yapısını ve enerjisini sağlayan bütün besi maddeleri, güneş enerjisi, özümleme ile hâsıl oldukları gibi, kalbe, rûha gıdâ olan, Evliyânın sohbetleri, sözleri ve yazıları da, hep Resulullahın mübârek kalbinden fışkıran nûrlarla hâsıl olmuştur.
Mezhep imâmlarına ve onları taklit eden âlimlere karşı edepli, terbiyeli davrananlara müjdeler olsun! Allahü teâlâ, onları kullarına se'âdet yolunu göstermek için rehber, imâm eyledi. Onlar insanlara Allahü teâlânın büyük ihsânıdır. Cennete giden yolun öncüleridirler.
İnsanin şerefi, ile ve edebledir.
Sanma ki şeref, mal ve nesepledir!
Edensizi Allahü teâlâ sevmez.
(Evliyalar Ansiklopedisi ve Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye kitaplarından hazırlanmıştır.)