Ana Sayfaya Dön
İslam'ın Şartlarıyla İlgili Sorular
İslam'ın Şartlarıyla İlgili Sorular
İslam'la İlgili Genel Sorular
İslam'la İlgili Genel Sorular
İslam'la İlgili Genel Bir Klasör-Sureler, Dulalar vb.
İslam'la İlgili Genel Bir Klasör-Sureler, Dulalar vb.
Dini Günler Ve Aylar
Dini Günler Ve Aylar
Hayat Hikayeleri, Hikayeler, Güzel Sözler
Hayat Hikayeleri, Hikayeler, Güzel Sözler
Sorularlaİslam yeni yapılanma sürecinde eksiklik ve hataları lütfen bildirin. Bu blogdaki her yazı kaynak gösterilmeksizin alınabilir, kullanılabilir, dağıtılabilir. Sorularımızın kaynağı genellikle www.islamdini.com ve www.huzurpinari.com adresleridir.

• 13/4/2006 - Ahmaklığın Alameti



Ahmaklığın alâmeti

 

Muhammed Pârisâ hazretleri, "Yarın, yarın" diyenlere, "Bugün dünkü günün yarınıdır. Bugün ne yaptın ki, yarın ne yapacaksın" cevabını verirdi.

 

Her işte olduğu gibi, zamanı değerlendirme konusunda da, Allah adamları en güzelini yapmış, yapılması gerekenin en güzelini veciz sözlerle ifâde buyurmuşlardır. Allah dostları "alâmet-ül makt, izâat-ül vakt" diyerek, kötülüğün, ahmaklığın alâmetini boş durmak olarak vasıflandırmışlardır.

Fudayl bin İyâd hazretlerini ziyârete gidenler, "Yoksa seni meşgul mü ettik" dediler. O da, "Doğru söylediniz. Kitap okuyordum. Sizin sebebinizle okumayı bırakmak zorunda kaldım" cevabini verdi.

 

Günahı çoğalanın hâli

 

Muhammed bin Vâsi hazretlerine, "Nasılsınız, iyi misiniz" diye sormuşlar. Üzüntülü bir şekilde, "Hayır iyi değilim" demiş. "Ama iyi görünüyorsunuz" dediklerinde de, "Ömrü her gün azalan, ama günahı her gün çoğalan adam nasıl iyi olur" karşılığını vermiş.

 

Sehl bin Sa’d buyurdu: "İnsanların müptelâ olduğu belâ ve musîbetlerin en büyüğü, dünya ve âhiret işiyle meşgul olmayıp, vakitlerini boşa harcamalarıdır.

 

Hacı Bayram-i Velî hazretleri, "Bos gezenler zengin bile olsa, arkadaşları şeytan, kalpleri şeytanin konağı olur" buyurdu.

 

Muhammed Pârisâ hazretleri, "Yarın, yarın" diyenlere, "Bugün dünkü günün yarınıdır. Bugün ne yaptın ki, yarın ne yapacaksın" cevabını verirdi.

 

Ömer bin Kays hazretleri anlatıyor:

Abdullah Ibni Zübeyr’in dünya işleri ile uğraşmasına bakınca, "Bu adamın bir an bile ibâdet etmeye vakti yoktur" derdim. Âhiretle uğraşmasına, ibâdetine bakınca da, "Bu kimsenin zerre kadar dünyaya meyli yoktur" diye düşünürdüm. O, dünya ve âhiret dengesini tam kuranlardandı.

 

Yahya bin Hubeyr hazretleri, "Korunması için gayret göstermen gereken en kıymetli şey vakittir. Fakat görüyorum ki, en kolay kaybettiğin şey de odur" buyururdu.

 

Sakîk-i Belhî hazretlerine, "İnsanları hangi şey helâk eder" diye sorulmuştu. Cevaben, "İnsanları iki şey helâk eder: Biri, tevbe ederim diyerek günah işlemeleri; diğeri de, zamanında yapması gereken tevbeyi sonra yaparım diye geciktirmeleri..." dedi.

 

İbrahim Ethem hazretleri dostlarıyla toplanmış sohbet ediyordu. İçlerinden biri şu suâli sordu: "Ey İbrahim, vaktini nasıl geçiriyorsun? Mâruz kaldığın iyilik ve kötülüğü nasıl karşılıyorsun?"

İbrahim Ethem hazretleri de, "Hayatta mâruz kaldığım hâdiseleri atlarıma binerek karsılarım" diye cevap verdi. Sonra bunu da söyle izah etti:

- Bir nîmete mazhar olunca, hemen şükür atına biner, onunla karşılarım. Bir musîbete mâruz kalırsam, hemen sabır atına biner, onunla karşılarım. Bir ibâdete ve tâate muvaffak olursam, hemen ihlâs atına biner, onunla karşılarım. Bir günaha mâruz kalırsam, hemen tevbe atına biner, onunla karşılarım.

 

Fahreddîn-i Râzî hazretleri ders okuturken, buz satan birisi, "sermayesi eriyen bu sahsa yardim edin" diyerek geçiyordu. Fahreddîn-i Râzî hazretleri talebelerine dönerek, onları söyle ikaz etti: "İnsana verilen ömür de bir buz gibi hızla erimektedir. Allaha yemin olsun ki, yemek saatlerinde ilimle iştigali kaçırdığım için çok üzülürüm. Zîrâ vakit çok kıymetlidir."

 

Sermayeyi elden kaçırmak

 

Lokman Hakîm hazretlerinin ikazları da şöyle: "Yıllarca hatâ içinde yasamak, hiç yasamamak gibidir. Sermayeyi elden çıkarmaktansa, dükkânın kapısını sabahtan kapamak daha iyidir."

 

Selef-i sâlihînden bâzıları beş vakit namaza günlük terâzi, Cum’aya haftalık terâzi, Ramazan-i şerîfe yıllık terâzi demişler, Haccı ise ömrün terâzisi diye ifade etmişlerdir. Böylece kişi her ânını, her gününü, bütün yılını ve ömrünü, kısacası kendisine verilen zamanı murâkabe eder, boşa geçirmez.

 

İslâm âlimleri, talebelerine yalnızlığı tavsiye etmişler, "Dersinizi bitirip evlerinize dönmek üzere ayrılınca, dönüsü topluca yapmayıp, ayrı ayrı yapın! Zîrâ beraber gidince, yolda faydasız şeyler konuşur, vaktinizi zâyi edersiniz. Yalnız olursanız, yol müddetinizi değerlendirirsiniz" demişlerdir.

 

(Mehmet Oruç)


Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Şu anda bu sayfada bulunuyorsunuz:318 Kayıtlı yazı sayımız:395
Bu blogu 10 Nisan 2007 tarihinden beri
Free Web Counter
kişi ziyaret etmiştir.
gülfm e davetlisiniz
namazda tahiyyat
TEBRİK
cevap
namaz
Designed by: Elegant Web Templates