Kur’an, müminler için şifadır
Sual: Bir yazar, (Ölüye Kur’an okunmaz. Kur’an ölülere bir şey demez. Ne derse, dirilere der. Öyleyse ölü için okunan Fatiha, İhlâs ve Yasin suresinin anlamına bakın) diyor. Bir başka yazar da, (Ölülere Yasin, hastalara Fatiha okunuyor. Bu surelerin tercümesine bakin, şifadan bahsetmiyor. Fatiha okumakla kendimize dua ediyoruz. Bunların şifa ile ne ilgisi vardir) diyor.
Bunlara nasıl bir cevap vermek gerekir?
CEVAP
Kur’an-i kerimin her ayeti, her harfi şifadır. Bir ayetin tercümesine bakarak ona kıymet biçmek çok yanlış olur. Kur’an-i kerim, maddi ve manevi her derde şifadır. Duaya, keramete inanmayan inançsızlara bir şey demenin faydası yoktur. Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(Kur’an-i kerim, müminler için şifa ve rahmettir.) [Isra 82]
Peygamber efendimiz de, (İlaçların en iyisi Kur’an-i kerimdir) buyururdu. (Ibni Mace, Mevahib)
İlaca da, Kur’an-i kerim okumaya da şifayı veren Allahü teâlâdır. Sırf ilaçtan şifa beklemek caiz değildir. Allahü teâlânın şifayı yaratması için, ilacı sebep yaptığına inanmak lazımdır. Böyle inanarak ilaç kullanmak iyidir. (Hindiyye)
Diğer yandan, Dinimizde edille-i seriyye dörttür. (Delil yalnız birdir, yalnız Kur'andır) diyenlere itibar edilmez. Bunlar maksatlı hain değillerse, dini bilmeyen cahillerdir.
(Mezhebe, hadise uymam) demek (Kur'ana uymam) demektir. Zira Hak teâlâ buyurdu ki:
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(Peygamberin emrine uyun, nehyettiğinden sakının.) [Haşr 7]
(İndirdiğimi insanlara beyan edesin, açıklayasın) [Nahl 44]
Beyan etmek, ayetleri, başka kelimelerle ve başka suretle anlatmak demektir. Âlimler de, ayetleri beyan edebilselerdi ve kapalı olanları açıklayabilselerdi ve Kur'an-i kerimden hüküm çıkarabilselerdi, Allahü teâlâ Peygamberine, (Sadece sana vahy olunanları tebliğ et) derdi. Ayrıca beyan etmesini emretmezdi. (Huccetullahi alelalemin)
Sünnet [hadis-i şerifler], Kur'an-i kerimi, mezhep imamları da sünneti açıklamışlardır. Âlimler de, mezhep imamlarının sözlerini açıklamışladır. Hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekât olduğu, nasıl kılınacağı, rükû ve secdede okunacak tesbihler, cenaze ve bayram namazlarının kılınış şekli, zekât nisabı, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinmezdi. Yani hiçbir âlim, bunları Kur'an-i kerimden bulup çıkaramazdı. Bunları Peygamber efendimiz açıklamıştır. Sünneti müctehid âlimler açıklamış, böylece mezhepler meydana çıkmıştır. Allahü teâlâ, (Bilmediklerinizi âlimlere sorun) [Nahl 43] buyurduğu gibi, Peygamberimiz de bu âlimlere uymamızı emrediyor:
(Âlimlere tâbi olun!) [Deylemi]
(Âlimler rehberdir.) [Ibni Neccar]
(Ulema, enbiyanın vârisidir.) [Tirmizi]
(Bize yalnız Kur'andan söyle!) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri: (Ey ahmak! Kur'an-i kerimde, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hz. Ömer’e, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur'an-i kerimde bulamadık dediklerinden, (Allahü teâlâ, bize, Muhammed aleyhisselamı gönderdi. Kur'an-i kerimde bulamadığımızı, Resulullahtan gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde, dört rekât farzları iki rekât kılardı. Biz de, öyle yaparız) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)
Allahü teâlânın resulü, Kur’an-i kerimin muhatabı, Muhammed aleyhisselamdır. Bir Müslümanın, ne idüğü belirsiz yazarlara değil, dinin sahibine uyması lazımdır. Kur’an-i kerimi, çeşitli sureleri yalnız ölüler için değil, her zaman okumak çok sevaptır.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Fatiha suresi, her derde devadır.) [Beyheki]
(En faziletli sure Fatihadır, her derde şifadır.) [Beyheki]
(Yasin okuyanın sıkıntısı gider.) [Deylemi]
(Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın günahları affedilir.) [Isfehani]
(Geceleyin Yasin okuyan, affedilmiş olarak sabaha çıkar.) [Buhari]
(Allah rızası için Yasin okuyanın günahları affolur.) [Ibni Sünni]
(Her gece Yasin okumaya devam eden, şehid olarak ölür.) [Taberani]
(Her şeyin bir kalbi vardir. Kur'anın kalbi de Yasindir. Yasin okuyan, içinde Yasin olmadan on defa Kur'anı okuma sevabına kavuşur.) [Tirmizi]
[Yasin suresinde, kıyamette olan şeyler, dünyanın geçici olduğu, Cennet nimetleri ve Cehennem azapları da bildirilmektedir. Anlayan hasta, yanında okununca, iman ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur.]
(Müslüman bir hasta yanında Yasin-i şerif okunursa, Rıdvan ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. O kimse, suya doymuş olarak ruhunu teslim eder. Doymuş olarak da kabre girer, suya ihtiyacı olmaz.) [S. Ebediyye]
(Ölülerinize Yasin okuyun!) [I.Ahmed]
(Kabristana giren kimse, Yasin suresini okusa, o gün ölülerin azapları hafifler. Ölülerin şayisi kadar ona sevap verilir.) [Etfal-ül müslimin]
(Kabristandan geçerken, 11 İhlâs okuyup sevabını ölülere hediye edene, ölüler sayısınca sevap verilir.) [Etfal-ül müslimin]
İmam-i Ahmed bin Hanbel hazretleri buyurdu ki:
(Kabristana girince, Fatiha, Kul-euzüler ve İhlâs surelerini okuyunuz! Sevabını ölülere gönderiniz! Sevabı hepsine vasıl olur.)
Üç türlü ilaç kullanırdı
Peygamber efendimiz 3 türlü ilaç kullanırdı. Kur’an-i kerim veya dua okurdu. İlaç kullanırdı. Her ikisini karışık kullanırdı. (Kur’an-i kerimden şifa beklemeyene şifa nasip olmaz) buyururdu. (Mevahib)
Kur’an-i kerim ve dua, şartları gözetilerek okunursa şifa verir. Okuyanın ve hastanın buna inanması lazımdır. Haram isleyenin ve kalbi gafil olanın duası kabul olmaz. İtikadı düzgün olmayanın okuması fayda vermez. Kur’an-i kerimi ücret ile okumak haramdır. (Tefsir-i Mazheri)
Peygamber efendimiz, ölülerimize Yasin okunmasını emrediyor. Yazar da okumayın diyor. Hangisine uymak gerekirse ona uymalıdır. Müslüman, elbette Peygamberine uyar.